YUSUF ATILGAN EVDEKİ ÖYKÜSÜ

Yusuf Atılgan Evdeki Öyküsü nice yazarların yaşadığı yazgıyı kendinden öncekiler gibi yaşayan ölümün ardından edebiyat severlerin gönlüne giren önemli bir yazar.

Hayatının önemi bir kısmını Manisa’da geçiren Atılgan özelikle o coğrafyanın izlerini anlatılarının içine özenle yerleştirmiştir. Son kitabı ‘Canistan’da’’  özelikle her sayfada yoğun bir Ege kokusu ve tarihi her yeri sarmalamaktadır. Atılganın öykülerinde zamanı işleyişi ve bunu kurgu içinde ustalıkla yapması belki de yazarın en önemli özeliklerinden.

 

 

Yusuf Atılgan’nın ‘ Evdeki’ Öyküsü  yazın işine gönül vermiş ve özellikle öykü türünü irdeleyen her kişi için belki de defalarca okunması gereken önemli bir ürün.

Öyküyü ‘’Murat Gülsoy’’ yaratıcı yazarlık çalışmalarında ve aynı adı taşıyan kitabında detaylıca irdelenmiş.Bu konuda gerek Gülsoy’un tespitleri ve  gerekse kendi tespitlerimizi sizinle paylaşmak isteriz,Şöyle diyor Gülsoy,’’Yusuf Atılgan karakterlerin psikolojik durumlarını yakın plandan anlatan çok önem verdiğim bir yazar’’.sy.17

Evdeki öyküsü bir ev içerisinde yaşı belli olmayan ancak evlilik yaşına gelmiş bir kızın,-kahramanın- psikolojik durumunu ve  bu  durumu yaratan kahramanın yakın çevresini anlatan bir öykü.

Kahramanımız sürekli olarak ev içindeki yaşadıklarını dış mekan,iç mekan,kişiler-anne ve necati- üzerinden sorgulayarak   bir anlatıcı rölün de.

’Bugün karşı arsaya yığılı kalasları kaldırdılar’’,’’Sesi uzaklaştı köprüye varmıştır……sy11-15,Bütün Öyküler.Öykünün giriş cümlesi ile son paragraftaki cümle mekanın öyküdeki önemini vurgular gibi.

Yusuf Atılgan Evdeki Öyküsü    Atılgan öyküsünde mekan tasviri yapmaktan kaçınırken onların varlığının kahramanımız üzerindeki etkilerine daha fazla önem vermiş. On yıl önceki arsayı düşündüm durdum.sy11,Bugün kaldırdılar onları içimde bir umut var.sy11.

Öyküde mekan tasvirleri ön planda değil iken, kişi tasvirleri ön plana alınmış,kişilerin fiziki özeliklerinin kahramanımız üzerindeki psikolojik etkileri sıkça anlatılarak anlatım daha renkli ve gerçekçi bir zemine oturtulmuş.Necati hep okuyor.Kurbağa sesi gibi.Nasıl da benziyor kurbağaya.Bir tiksinti bir bulantı kabarıyor içimde.Kendimden iğreniyorum.Ses kesildi.sy 14.

Atılgan öyküsünde kahramanın iç dünyası ile kasabanın gerçekleri arasında bir çatışma alanı yaratmaya özen göstermiş ve bu çatışma çoğu kez kahramanın mevcut durumu ile gelecekteki olası durumunu açıklamak için kullanılmış. Kiminle evleneceğim bu kasabada ? Kim anlatıyordu geçenlerde ‘’içip içip gecenin bir vakti gelir eve .Ayağını önüme uzatır.’’ Çıkar şunları’’ der. Leş gibi kokar ayakları.’’ İçim bulanıyor. Nasıl yatılır böyle bir adamla ? sy.12.

Verdiğimiz örnekler Yusuf Atılgan Evdeki Öyküsü için yeterli olmaya bilir detaylı bir çalışmayı bir dosya şeklinde yakında paylaşmayı düşünüyoruz  görüşmek üzere.

İYİ OKUMALAR.

Yazı ilginizi çektiyse bu yazıda size göre.